Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Eylül 2010

Çocuklar güldüğünde şükürler olsun diyorum

Dilara Polat

Gülben Ergen’in öncülüğünde yola çıkan “Çocuklar Gülsün Diye” kampanyası üçüncü anaokulunu Trabzon’da açtı. Konuşma fırsatı bulduğum Sevgili Gülben Ergen, her şeyin eğitimin elinde olduğuna vurgu yaparak, çocuklara o yaşta hissettirdiklerimizin önemini vurguluyor ve ekliyor:

“Bizim işimizde sahne kıyafetlerini giyip makyajınızı yaparsınız. Işıklar yanar. Mikrofonunuz açılır. O sırada tık diye var olması gereken bir özgüven vardır. Ama şu anda o yok. Bu başka bir şey. Bu hayatın gerçeği. Evet. Gerçek işimiz o. Ama yalnızca ışıklar yanarken. Işıklar sönüp de izleyiciler evine gittiğinde ben de siz ne yapıyorsanız onu yapıyorum. Yoksa deliririm. Çünkü ışıklar yanıyormuş gibi bir hayat yok. Öyle olduğunu sananlar büyük bir trajedi yaşıyor.”

 

Çocuklar Gülsün Diye” kampanyası nasıl başladı? Aklınızda olan bir şey miydi?

Sosyal sorumluluk konusundaki hep duyarlı oldum. Bu nedenle içimden geçen bir şeydi. Kendimi bildim bileli böyle projelerde yer alıyorum. Tema Vakfı, KAGİDER, “Kadına Şiddete Hayır” kampanyası, Böbrek Vakfı ile çalıştım. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde Rahmetli Türkan Saylan’la çalıştım. Atlas’ın doğumunda 6000-7000 fidanlık bir orman yaptırdık mesela.

E peki bu süreç nasıl hızlandı?

Mardin Bilge Köyü katliamından sonra oraya ziyarete gittim ve çok etkilendim. Köylerde anaokulu olduğunu, olsa da anne babaların çocuklarını o okullara yolladıklarını da bilmiyordum. Şu gerçeği gördüm ki siz iyi bir şey yaparsanız insanlar oraya geliyor. Hiçbir şeyin olmadığı bir köyde bile televizyon var. Hiçbir şey yok ama her şey var aslında. Görmediğiniz şeyi canınız istemez. Bir çikolata reklamını düşün. Dizilerde okula giden çocukları, renkli ve güzel çantalarını düşün. Bu çocukların bunları gördüğünü ama sadece ahırda eşeklerle oynama imkanları olduğunu düşün. Mardin’de bunları gördüm. Gerçekten içime inanılmaz bir duygu çöktü. Bir şey yapmalıydım ve rahatlamalıydım. Benim adımda ve konumumda çok da kolay olmuyor. Devletten izin alıyorsunuz, resmi bir şey oluşturuyorsunuz. Logosu, sloganı derken, bu kadar teferruat insanı yoruyor. Ama değiyor.

Ne kadar sürdü peki bu zorlu süreç?

Yalnızca Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya gitmesi 4 ay sürdü. Sonra köylerin belirlenmesi, valiliklerin onayı, arazilerin belirlenmesi, inşaat firmalarının bulunması vs. keşiflerle oldu. Keşif nedir bilir miydim ben?

İNSANIMA YATIRIMI SEVİYORUM

Nasıl geldiniz peki üstesinden?

Bir kampanya kuruyorsanız eğer, devlet size hiçbir süreçte yardım etmiyor. Her şeyi size bırakıyor. Ben biraz zoru severim, uğraşmayı da severim.

Bir de çalışkanlığınızı düşünecek olursak

Evet, yapımda bu var. Dolayısıyla çok severek yaptığım bir şey haline dönüştü. İnsanın kendini iyi hissetmesi bir seçimdir. Kimi spor yapar, kimi ailesine yatırım yapar. Ben insanıma ve ülkeme yatırım yapmayı çok seviyorum. Böyle iyi hissediyorum kendimi.

Çocukların gülmesi sizin için ne ifade ediyor?

Çocuklar güldüğünde şükürler olsun diyorum. Çünkü bir çocuğun güldüğü an, hayatın en gerçek anı. Daha ötesinde bir şey yok.

ANNELİK ÇOK KUTSAL

Anne olduktan sonra neler değişti?

Kadın olmak Allah’ın mucizesi. Annelik hamilelik döneminde uzun bir zaman çekilmeyi hazmedebilmeyi, fiziksel değişimi özümseyip sevgiyle karşılayabilmeyi gerektiren çok kutsal bir durum. Mesleğimin en güzel yerinde bu kararı verdim ve anneliği hak ettiğince yaşadım. Atlas 4, ikizler 1 yaşında.

ÇOCUK HER YERDE ÇOCUK

Bilge köyüne gittiğinizde anneydiniz. Oradaki çocuklar sizi bu yüzden mi çok etkiledi?

Çocukların gözünde şunu görüyorsunuz. Çocuk her yerde çocuk bir kere. Dili, dini, ırkı ve rengi yok. Melek olarak doğuyor. Siz o çocuğu, ya Atatürk yapıyorsunuz ya terörist ya profesör ya tecavüzcü.

Her şey elimizde değil mi?

Her şey eğitimin elinde. Çocuğa o yaşında hissettirdikleriniz çok önemli. Oynayacak hiçbir şeyi olmayan bir çocuk ne yapabilir? Ama onun bir masal kitabı varsa, gece yattığında Heidi ile dedesini düşünür.

Aslında çocukların hayal kurması için uğraşıyorsunuz. Belki onlar hayallerini büyütüp gerçek yapacak.

Aynen öyle. Hayallerin gerçekleşebilmesi için eğitimden başka bir yol yok. Biliyor ama kendini anlatamıyor ki. İnsanoğlu ayaklarının üzerine basabiliyorsa hakkını savunabilir.

DEĞER VERİLMEYE İHTİYACIMIZ VAR

Okul öncesi eğitim neden önemli?

İlkokula başlayacak bir çocuk artık ben okula gitmek istemiyorum demeyecek bir kere. Okulun iyi bir şey olduğunu, çanta taşımayı, ruhsal ve bedensel olarak bütün aktiviteleri yapmayı, kendine güvenmeyi öğrenecek. Çişini yapmayı, kendi kendine yemek yemeyi, kalem tutmayı öğrenecek. Farkındaysanız biz çok uzak köyleri seçiyoruz. Okul müdürü ve öğretmenler bugün bize dedi ki, çocuklar ilk defa küçük klozet görecek. 5 yaşındaki bir çocuğun büyük klozete oturması çok zor. Lüks değil bu, ihtiyaç. Yani ona ve onun yaşamına saygı.

Kendilerine değer verildiğini hissedecekler

Hepimizin buna ihtiyacı var. Sen de bu işi onun için yapıyorsunuz ben de. Başbakanı’ndan simitçisine kadar hepimiz “Sağ ol, eline sağlık” denildiği zaman gevşeyip mutlu oluruz. Değer verilmeye çok ihtiyacımız var.

Gözleriniz doldu

Dolmaz mı? Çocukların hiçbir suçu yok. Eğitmediğiniz çocuğu suçlayamazsınız. Bu ülkedeki barış da savaş da eğitimle alakalı. O yüzden meseleyi en başından tutuyorum.

Yeni bir istihdam alanı da doğuruyor hem

Elbette. MEB bugün bir öğretmen atadı okulumuza. İş bekleyen bir öğretmen iş buldu. Bir öğrencinin işsiz babası servis aracımızın şoförü oldu. Bir anaokulu neleri değiştiriyor.

Annelere gelince

Okul öncesi projenin altını çizerken aslında anneye de nefes aldırıyoruz. Çünkü çocuk okula gittiği zaman, o kadıncağız en azından başka bir işini yapabiliyor.

BU ŞENLİĞİ UNUTMAYACAKLAR

Siz gittiniz mi anaokuluna?

Ben 2 yıl gittim hem de. Anaokulundan aldığım diplomam da evimde asılıdır. Orada yaşadıklarımı hatırlıyorum. O yaşta yaşanılanlar unutulmuyor. Bu çocuklar da bugünkü şenliği unutmayacak. Salıncakta sallanan çocukların yaş gruplarına dikkat ettin mi?

Büyüklerdi. Birkaçı liseye gittiğini söyledi hatta

Evet. Onların hiç anaokulları olmadı ki. O yüzden salıncakta sallanıp, kaydıraktan kaydılar bütün gün.

Atlas’ın okulundakilerden var mı burada?

Emin ol daha iyileri vardır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşırken benim şartımdı bu. Çocukların hayal dünyasını genişletecek pedagojik onaylı masal kitapları, diş fırçaları, kalemler, resimli boya kitapları, parmak boyaları, teypleri, bilgisayarları, fotokopi makinaları. Tüm bunlar bir tesadüf değil.

Boya kalemlerini görüp nasıl mutlu oldular

Ben eğildim ve çocuklara hadi boyamanızı yapın dedim. ” Bunlar bizim değil ki” dediler. Orayı dekor zannettiler.

İnanamadılar ki. Kesin bu gece uyuyamazlar

Biz de öyle.

ATLAS DEVAMINI GETİRECEK

Bu duyguyu başka hiçbir yerde bulamıyorsunuz değil mi?

Vermeden almak Allah’a mahsus bir şey elbette ki. Ama iyilik yapma duygusu da aile ile çok ilgili. Çocuğa bir şeyi anlatarak öğretemiyorsunuz. O gördüğü şeyi öğreniyor. Ben de anne ve babamdan bunları böyle gördüm.

Çocuklarınız da sizden görüyor öyleyse

Evet. Mesela Atlas bugün neden burada olduğumuzu biliyor.

Gelenek haline dönüşecek mi derseniz

Göreceksiniz. Atlas bu işin devamını getirecek.

Yaptığınız her bağış, bir çocuğun gülmesine yardım edecek. Siz de Çocuklar Gülsün Diye’nin kahramanı olun.

Hesap adı: Çocuklar Gülsün Diye Garanti Bankası- Şube Kodu: 395

TL Hesap No: TR97 0006 2000 3950 0006 2111 11

Euro Hesap No: TR54 0006 2000 3950 0009 0111 11

Dolar Hesap No: TR27 0006 2000 3950 0009 0111 12

TURKCELL SMS : ) yaz 1234’e Gönder 5 TL

VODAFONE SMS : ) yaz 2345’e Gönder 5 TL

AVEA SMS CGD yaz 2345’e Gönder 5 TL

Read Full Post »

Yolculuk heyecanı erken başladı. Bütün gece sizlerden gelen paketleri düzenleyip, çantalara yerleştirdim. Fotoğraf makinalarımı şarj edip, giyeceklerimi hazırlayıp yatmaya gittiğimde kalkmama neredeyse beş saat kalmıştı. Ramazandan bu yana düzene girmeye başlayan uyku düzenimden bu defa çocuklar gülsün diye feragat ediyordum.

Küçük grubumuz havalimanında buluştuğunda uykulu olmanın etksiyle olsa gerek derin bir sessizlik vardı. Ta ki Gülben hanım gelene kadar. O saatte o enerjiyi nereden bulduğunu ilk cümlesini sarf edene kadar anlayamamıştım.

Sabahın buz gibi soğuk, kör karanlığında gözlerinizin içine ışıltılarla bakarak ‘ne güzel, ne heyecanlı bir gün değil mi?’ diyen birisi, size enerji ve neşeden başka birşey bulaştıramaz.

Nitekim öyle oldu. Grup birden silkinip, gidilecek köyden, daha önce açılan iki anaokulundan heyecanla bahsetmeye başladı.

Tabi hiçbirimiz Gülben kadar heyecanlı değildik. Masaların sandalyelerin nasıl seçildiğinden, masa örtülerinin detaylarına kadar herşeyi öyle anlatıyorduki, heyecanlı olduğunu söylemesine hiç gerek yoktu. O an, vakti yetse herşeyi kendi elleri ile dikip çocuklara götürecek bu kadın diye düşündüm.

Gülben Ergen gibi sevilen birisi ile seyahat etmenin alışık olmadığımız yanları da yok değildi. Birlikte sohbet ederek yürümek neredeyse imkansıza yakın diyebilirim. Attığınız üç adımın birisinde, fotoğraf çektirmek ve öpülmek için durdurulduğunu düşünün bir kere. Gideceğiniz 5 dakikalık yolun ne kadar uzayacağını. Bütün bunları sürekli güler yüzlülükle karşılayıp, kısa sohbetlerle hatırlarını sormak inanılmaz bir sabıra işaret.

İlk ışıklarla vardığımız Trabzon’da muhteşem bir kahvaltı ile karşılandık. Meşhur Vakfıkebir ekmeğini, Trabzon tereyağıyla mı, mıhlamayla mı yoksa oraların meşhur balıyla mı buluştursak bilemedik.

Kahvaltıda bizlere sohbetlerine doyamadığımız çok şeker bir aile katıldı. Deregözü köyünde açılışı yapılacak okulun bütün masraflarını üstlenen Eyüp Sabri Tuncer kolonyalarının 3. nesil sahibi Engin Tuncer ve eşinden bahsediyorum. Açılış saatine kadar sahilde yürüyüp, anlattığım sevgi selinin eşliğinde, uzun heyecanlı sohbetler yaptık.

Açıkcası ‘çocuklar gülsün diye’ kampanyasının nasıl başladığını üç aşağı beş yukarı tahmin ediyordum. Tahminlerimde yanılmamışım. Gittiği bir gezi sırasında gördüğü çocuklardan etkilenerek bu projeye başlamış. Anne olmanın bakış açısını çok değiştirdiğini, kendi çocukları dışındaki çocuklar için de birşeyler yapması gerektiğini hep o gezide hissetmiş. Bu ülke için yapılan en iyi yatırım, çocuklara yapılacak yatırımdır diye yola çıkmış.

Çocuklara yapılan yatırımın bu ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır.

Açılış saati yaklaştığında okuldaki son hazılıkları yapmak, getirdiğimiz eşyaları yerleştirmek üzere yola koyulduk. Bir yandan boya kalemlerini, kitaplar masalara yerleştiriyoruz bir yandan da yeni çocukların ne şanslı olduğundan bahsediyoruz. Gülben masalara baskı kalıplarını koyarken ‘Atlas, bunlarla bir resim yapıyor, görmeniz lazım’ diyor. ‘Bizimkilere ne alıyorsam, buradaki çocuklara da alıyorum’ lafının havada olmadığını o an anlayıverdim.

Konuşmalar yapılıyor, danslar ediliyor ve nihayetinde beklenen an geliyor. Zil çalıp, kurdele kesiliyor. Deregözü köyü çocukları şen kahkahaları ile sınıflarına giriyor.

87 yaşındaki Sebahattin Tuncer çocuklardan heyecanlı, o keyifle kitaplara sarılıp, boyalarla vakit geçirmeye başlarken, Gülben kuklalar ile minik bir gösteri peşinde. Herkesin gözünde mutluluktan bir damla gözyaşı var. Yalnızca doktor ve öğretmen olmak istediklerini söyleyen minik kuzucuklar bu gözyaşlarından uzak ve gülücükler içerisinde.

Deregözü köyünden ayrılırken, herkeste derin bir sessizlik vardı. Genelde yorgunluk insanlara mutsuz bir ifade verir. Ancak grubumuzda o suratsızlıktan eser yok. Huzurlu bir mutluluk sarıp sarmalamış bizi.

Yolda üç okul daha var. Bu gülücüklere ortak olmak için geç kalmış sayılmazsınız.

Read Full Post »

Eğitim CEO’luğuna soyundu, 1 milyon lira toplayıp 240 çocuğu güldürdü

Demet CENGİZ BİLGİN

Gülben Ergen’in mart ayından buyana süren ve eğitim CEO’su şeklinde anılmasına neden olan ‘Çocuklar Gülsün Diye Kampanyası’ 3’üncü okulunu Trabzon’da açtı. Ergen, “Kampanyanın bütçesi 1 milyon lira. Açılan 3 anaokulunda 240 çocuğumuz güldü. Sırada Erzurum, Sinop ve Hatay var. Onlar da eklenince yaklaşık 500 çocuğu güldürmüş olacağız” dedi.

SANATÇI Gülben Ergen’in “Çocuklarım neye sahipse aynısını öbür çocuklarla da paylaşmak istiyorum” diyerek başlattığı ‘Çocuklar Gülsün Diye (ÇGD) kampanyası’, 7’inci ayında 3’üncü okulunu açtı. Gülben Ergen, mart ayında başlattığı bu kampanyanın, 1 liradan 150 bin liraya değişen bağışlar yapan binlerce insanın ele ele tutuşup oluşturduğu kocaman bir sevgi çemberine dönüştüğüne vurgu yaptı. Trabzon, Vakfıkebir İlçesi’nin Deregözü köyündeki anaokulunun açılışında konuştuğumuz Gülben Ergen, bütün Türkiye’yi sarması için dua ettiği kampanyanın ilk kıvılcımının nasıl doğduğunu da anlattı: “İkizlerim Ares ve Güney erken doğdu. İki ay hastanede kaldılar. Onlar eve gelince Mardin Bilge köyüne gittim. O aslında tamamen bir teşekkür, şükür ziyaretiydi ama oradaki çocukları görünce kalıcı bir şey yapmak zorunda hissettim kendimi. Bir anne olmam bu duyarlılığımı kesinlikle artırdı. Evlatlarım neye sahipse aynısını bu çocuklarla da paylaşıyorum.”

Eğitim CEO’su oldu

ÇGD kampanyası süresince bir konser ve bir klip çekimi dışında hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, kendini tamamen bu işe adadığını belirten Gülben Ergen, bir şirket sahibi kadar yoğun olduğunu vurguladı. Okul öncesi eğitime çektiği dikkat ile eğitim CEO’suna benzetilen Ergen, Tokat, Mardin ve Trabzon’un ardından sırada Erzurum’un olduğunu söyledi. Kampanyanın bir yıllık süresi dolmadan Sinop ve Hatay ile birlikte 6 anaokuluna ulaşılacak. Şu anda üç okulda 240 çocuğu güldürdüklerini, eklenecek 3 okulla birlikte anaokullarında eğitim gören çocuk sayısının 500’e yaklaşacağını belirten Gülben Ergen, “Her çocuk en iyisine layık çünkü iyisini televizyondan biliyor. Fırsat eşitsizliği dünyanın her yerinde var ama fırsat eşitsizliği çocuklara hiç yakışmıyor” dedi.

SMS’ten 400 bin lira

Bir yılda 6 okul ve 6 servis yaptırmak için 1 milyon lira bütçe çıkardıklarını açıklayan Gülben Ergen şu bilgileri aktardı: “Bir okulun kaba maliyeti tipine göre 100.000 ya da 150.000 lira. Okulun içine de 5000 lira civarında bir harcamayla malzeme alıyoruz. Servis aracımız da yaklaşık 50.000 lira. Bu araçları Karsan’dan indirimle alıyoruz. Şimdiye kadar kampanya için yaklaşık 80 bin SMS geldi ve bunun değeri 400 bin lira. Vatandaşlar ve firmalar da yardım yapıyor. Yaklaşık 100 kişiden ayni yardım karşılığı 54 bine yakın ürün topladık. Bunlar oyuncak, kırtasiye malzemesi, kitap vb. Bunları, çeşitli şehirlerden ihtiyacı olduğunu söyleyen 18 okulun öğretmenine yolladık. Tek isteğimiz yolladığımız ürünleri öğrenciler açarken çekilen fotoğraflarını göndermeleri oldu.”

İTÜ’lü öğrenciler yol parasını çıkarıp verdi

LOJİSTİKTE desteği tüm ayni bağışlarda Aras Kargo’nun sağladığını, servis araçlarında çözüm ortaklarının Karsan olduğunu anımsatan Gülben Ergen, projeyle ilgili şu anekdotları anlattı:

Pek çok hayırsever adının açıklanmasını istemiyor. Bir adam 1000 tane diş fırçası bağışladı.

Bir hanım bütün okullarımızın fotokopi makinelerini gönderiyor.

Anaokullarının oyun parkını bir kişi üstlendi. Biz açtıkça bahçeye oyun parkı kuruyor.

Erzurum’daki okulu 3 kardeş rahmetli babaları Murat Osanmaz adına yaptırıyor.

12 tane üniversitede gençleri dürtmek için panele katıldım. İTÜ’de, öğrenciler ceplerinden yol paralaranı, bozuk paraları çıkarıp bağışladı, gözlerimiz doldu.

Müthiş bir ego temizliği bu projede arınıyorum

GÜLBEN Ergen proje için binlerce insanın biraraya geldiğini anımsatarak, “Ben kendimi insanların faydasına açtım. İsmimle, şöhretimle, beni sevenlerle bir katkı yapmaya çalışıyorama bu projede Gülben Ergen yok. Müthiş bir ego temizliği. Bu projede arınıyorum” dedi. ÇGD’nin ayakları üstünde durması için elinden geleceni yapacağını belirterek, kampanyanın dernekleşeceğini söyledi.

Üç kuşak anaokulu sıralarında buluştu

EYÜP Sabri Tuncer Anaokulu, ÇGD kapsamında 150 bin lira yatırımla Trabzon’da açıldı. Eyüp Sabri Tuncer kolonyalarının ikinci kuşak temsilcisi Sebahattin Tuncer, üçüncü kuşaktan Engin Tuncer ve dördüncü kuşak Eyüp Sabri Tuncer okul açılışında duygulu anlar yaşadı. 1923 doğumlu Sebahattin Tuncer, anaokuluna gitmiş olmakla övündü. Engin Tuncer ise “Ben 1964 doğumluyum ve anaokuluna gittim. Okul öncesi eğitimin önemine çok inanıyoruz. Oğlum Eyüp Sabri Tuncer şu anda anaokuluna gidiyor. Onun akranı çocuklar için bir şeyler yapmak istedik” dedi. Öte yandan anaokulunun iç donanımının büyük kısmını Türk Kadınlar Birliği Üsküdar Şubesi karşıladı.

Read Full Post »

Ali Eyüboğlu

Gülben Ergen sayesinde Deregözü, sadece bir anaokuluna değil, modern bir ilköğretim okuluna da kavuştu. Hakkında söylenen övgü dolu sözler Gülben Ergen’i mutluluk gözyaşları dökecek kadar duygulandırmaya yetti
Gülben Ergen, sosyal sorumluluk projesi olarak başlattığı ‘Çocuklar Gülsün Diye’ kampanyasının üçüncü anaokulunu Trabzon’un Vakfıkebir ilçesine bağlı Deregözü’nde açtı.
Bir açılış töreni düşünün.
Çocuğu genci, kadını erkeği yüzlerce insan tören alanına gelmiş.
Milli Eğitim yetkilileri, kaymakam, milletvekilleri ve valinin olduğu bir törende halkın gözünde bir kahraman var; o da sensin!
İnsanların Gülben’e gösterdikleri bu sevgi sebepsiz değildi.
Dışarıdan bakınca Deregözü Köyü’ne sadece bir anaokulu yaptırmış gözükebilir, ancak madalyonun bir de görünmeyen yüzü var.
Köyün okulu da yenilendi
 Deregözü, Gülben sayesinde yepyeni bir ilköğretim okuluna da kavuştu.
Çünkü Gülben, Eyüp Sadri Tuncer’in 120 bin lira maddi desteğiyle şehirlerdeki en lüks anaokullarını aratmayacak bir eğitim yuvası yaptırmadı, başka katkılar da sağladı Deregözü’ne…
Gülben’in Deregözü Köyü’nde anaokulu yaptıracağını ‘Alice’den okuyup, “Oranın iç donanımını da biz yapacağız”   diyerek kolları sıvayan Türk Kadınlar Birliği Üsküdar Şubesi yöneticilerinin de katkılarıyla ortaya ‘çiçek gibi bir eğitim yuvası’ çıkınca,   Milli Eğitim Bakanlığı, yanı başında adeta harabe durumdaki 51 yıllık Deregözü Köyü İlköğretim Okulu’nu da yeni baştan yaptırmak   zorunda kaldı.
 Deregözü, sadece bir anaokuluna değil, modern bir ilköğretim okuluna da kavuştu.
Köylülerin herkesten çok Gülben’e ilgi göstermesi de bu yüzdendi.
Şayet Gülben, Deregözü Köyü’ne anaokulu yaptırmamış olsaydı, müdürlüğünü yeğenim Orhan Eyüboğlu’nun yaptığı, 140 öğrenci ve          14 öğretmenli Deregözü Köyü İlköğretim Okulu’nun yenilenmesi imkansızdı.
Çünkü köyün muhtarı Ahmet Hacıfettahoğlu, “Şimdiye kadar okulun yenilenmesi için altı kez dosya hazırlayıp verdim Milli Eğitim’e, hiçbiri kabul edilmedi. Gülben Hanım sayesinde okulumuz yenilendi” dedi.
Okulun minibüsü de var
 Gülben, Deregözü’ne sadece bir anaokulu yaptırmadı, bu yuvada eğitim görecek            24 çocuğu evlerine götürüp getirecek bir de servis minibüsü bağışladı.
Köylülerin Gülben’e olan bu sevgi ve minnet gösterisinden mi etkilendiler, yoksa gerçekten içlerinden öyle mi geldi bilemem, ama Vakfıkebir Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürü Remzi İnanlı, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Cevdet Erdöl ile Safiye Seymenoğlu ve Trabzon Valisi Recep Kızılcık’ın, hakkında söyledikleri övgü dolu sözler Gülben Ergen’i mutluluk gözyaşları dökecek kadar duygulandırmaya yetti.
Gülben, ‘Çocuklar Gülsün Diye’ projesine altı anaokulu yaptırmak için başladı ve şimdilik yolu yarıladı.
Ancak altı anaokulunu tamamladıktan sonra,  “Verdiğim sözü yerine getirdim” deyip bu okul öncesi eğitime verdiği desteği noktalamamalı.
Arkasındaki bu maddi ve manevi güçle   altı anaokulu hedefini   ‘81 ilde 81 anaokulu’ olarak genişletmeli.

Read Full Post »

Okul öncesi eğitim başarı ortalamasında %94’leri bulan ilçemizde bu oranı daha da yükseltmek için çok çalışacağız. Okulun yapılmasında katkısı olan Gülben Hanım’a ve Tuncer ailesine şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Çocuklar Gülsün Diye kampanyası çerçevesinde Vakfıkebir Deregözü Köyü’ne anaokulu yapıldı.

Okulu yaptıran hayırsever iş adamı Hasan Engin Tuncer ise “Okul yaptırmak için iyi ki burayı seçtik. Bu kadar güler yüzlü insanlarla bir arada olmaktan son derece mutluyum. Bu okulun yaptırılmasında vesile olan Gülben Hanımdan Allah razı olsun. İnşallah bundan sonrada bu tür hizmetleri yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

En Mutlu Günüm Bugün    
   
Tuncer’in ardından sahneye gelen Sanatçı Gülben Ergen anne olmanın mutluluğundan sonra en mutlu gününün bugün olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Büyükşehirlerdeki okullarda ne varsa burada da onlar var. Çocuklarımızın fırsat eşitliği olması lazımdır. Çocuklar her şeyin en güzeline layıktır. Trabzon Vakfıkebir Deregözü Köyü’nde olmaktan son derece mutluyum. Tuncer ailesini yürekten kutluyorum” dedi.

Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı’da; Sanatçı Gülben Ergen’i ve Tuncer ailesini kutlayarak başladığı konuşmasında bu kampanyanın sadece 6 okulla biteceğini sanmadığını, bu 6 okulun tamamlanmasının ardından yeni bir kampanyanın başlayacağına inandığını ifade etti.

Milletvekilleri Ve Vali Kızılcıkta Törendeydi
   
Trabzon Milletvekilleri Safiye Seymenoğlu ve Cevdet Erdöl’de birer konuşma yaparak okulun yapımında emeği geçenleri kutladılar. Son konuşmayı yapan Trabzon Valisi Recep Kızılcık; Tuncer ailesinin 21 yüzyılda en doğru ve akıllı yatırımı yaptığını belirterek “Kendilerini ve Güben Hanım’ı canı gönülden kutluyorum. Bizim kalbimiz Türkiye için atıyor. El ele vererek bu ülke için çalışmalıyız” diye konuştu. Konuşmaların arından okulun yapımında katkısı bulunanlara paket verildi.

Read Full Post »

OKUL öncesi eğitiminin önemine dikkat çekmek amacıyla başlattığı proje kapsamında üçüncü okulu Trabzon’da açan ünlü sanatçı Gülben Ergen, çocukların gösterileri sırasında gözyaşlarını tutamadı. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın da destek verdiği “Çocuklar Gülsün Diye’’ projesi kapsamında üçüncü okulu Trabzon’un Vakfıkebir İlçesi’ne bağlı Deregözü Köyü’nde açan Gülben Ergen, köylülerin büyük tezahüratları altında tören alanına geldi. Anaokulu öğrencilerinin gösterilerini büyük bir beğeniyle izleyen Gülben Ergen, gözyaşlarını tutamadı. Okul öncesi eğitimin çocuklar için çok önemli olduğuna dikkat çeken Ergen, “Çünkü tüm sorunlarımızın başı eğitim. Okul öncesi eğitimi çocukların gelişimini çok etkiliyor. Onların hayal gücünü çok geliştiriyor” dedi. Ünlü sanatçı, “Sahibi olduğum bu kampanya için çalışmak bana gurur veriyor. Daha önce Tokat ve Mardin’deydik. Buradan Erzurum’a gideceğiz ardından Sinop’a. Çocuklar bir ülke demektir bir ülkenin geleceği demektir.” 

Eyüp Sabri Tuncer’in oğlu Hasan Emre Tuncer, “Bu okulu yaptıracağımızı söylediklerinde seve seve kabul ettik. Gülben Hanım’ın anaokulu projesine tüm samimiyetimizle destek verdik, vereceğiz. Onu herkesin önünde bir kez daha alkışlıyorum. Bir okul daha yapma sözünü burada veriyoruz” dedi.

Read Full Post »

Gülben Ergen, okul öncesi eğitimin önemine dikkat çekmek için öncülük ettiği proje kapsamında üçüncü okulu Trabzon’da açtı. Açılışta, gözyaşlarına engel olamayan Ergen, “Bir çocuğa ne verirseniz onu isteyebilirsiniz. Her çocuk iyidir ve bir melektir. Sonra ya Atatürk olur ya katil olur ya terörist olur ya da profesör olur. Bu sizin verdiğiniz eğitimle alakalı” diye konuştu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da destek verdiği “Çocuklar Gülsün Diye” projesinin Tokat ve Mardin’den sonraki üçüncü okulu olan, Vakfıkebir Deregözü köyündeki okulun yapımını Eyüp Sabri Tuncer markası üstlendi. Hasan Emre Tuncer, sanatçıya bir okul daha yaptırma sözü verdi. Gülben Ergen ise “Bu kampanya için çalışmak bana gurur veriyor” diye konuştu

Read Full Post »

Older Posts »