Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Ekim 2010

Bahçecik Kuaför
Beşiktaş Kültür Merkezi
Carpetus
Çevre Koleji Öğrencileri
Erkol Oyuncak
İGS Tarım Madencilik Tütün Ürünleri San.ve Tic.
Leo Organizasyon
Osman Turizm ve Tic. A.Ş
Suadiye Hacı Mustafa Terman Lisesi
Şenler İnşaat Malz. Tic. Taah. Kömür ve Nakl. Ltd.

Abdurrahman Alasoy
Adnan Avkıran
Ahmet Baş
Ahmet Emre Fırat
Ahmet Fazıl Güneş
Ahmet Gürkan Demirsoy
Ahmet Sait Sürel
Ahmet Söğüt
Ahmet Umut Çelikbilek
Ahsen Hande Kür
Ahu Özyurt
Ajda Pekkan
Ali Kuzu Güngör
Ali Vurgun
Alihan Sarıkaya
Alp/Nurcihan Oğuztimur
Arzu Biçer
Arzu Gürel
Arzu Zafer Renda
Arzum Babalık
Aslı Melis Akcan
Atakan Gündüz
Aybars Kızılsencer
Ayça Nergiz Gelgör
Aydan Çağ
Ayla Sönmezler
Aylin Arzu Akay
Aylin Özkan
Aysel Yılmaz
Aysun Mutlu
Ayşe Akkoyun
Ayşe Ay
Ayşe Belma Öztürkal
Ayşe Kalyoncu
Ayşenur Kurt
Ayşenur Sevinç
Ayşin Yoltar Yıldırım
Aytaç Akman
Aytaç Köksal
Aytekin Dereyurt
Barış Akağaç
Barış Ergül
Barış Tekin
Başak Birlik
Bercis Dağtekin
Betül Karataş
Betül Kotra
Beyza Ersoy
Beyza Özdemir
Buket Yaman
Burak Kayserili
Burak Malay
Burcu Gündüz
Burcu Orhan
Burçin Demir
Bülent Akbacı
Büşra Akova
Cahide Bora
Can Öztürk
Celalettin Kavak
Cemal Siy
Cemre Şenburç
Cihangir Cingiz
Çetin Karataş
Çiğdem Çöl
Çimen Eğrilmez
Damla Müzeyyen Ercan
Demet Demiray
Demet Ervin
Demet Özdemir
Demet/Boran Şekerci
Deniz Erat Aktaş
Deniz Karadenizli
Deniz Lale
Derya Adatepe
Dicle Yazar
Dilek Baltacı
Dilek Kızılay
Dilek Refia Yürekli
Dilek Yılmaz
Dilşad Aydemir
Dursun Özgün
Dursun Sezgin
Duygu Ünal
Ebru Ateş
Ebru Tanrıkulu
Ebru Uzun
Ece Akbalık
Ece Celebioğlu
Ece Kahraman
Ece Özcan
Ekrem Can Yakupoğlu
Ela Koçhan
Elif Başöz
Elif Dikmetaş
Elif Kayıran
Elif Sena Akdeniz
Elvan Nesibe Arı
Elvin Öztürk
Emel Yorulmaz
Emin Er
Emrah Alayoğlu
Emre Mutlu
Emre Özdemir
Emre/Zeynep Şener
Erdal Yol
Erdem Piraz
Erdinç Ekmekçiler
Eren Çoban
Erman Hasdemir
Ersen Tolunay/Nebih
Ertal Gürdal
Ertan Güler
Esma Ünlü
Esra Atmaca
Esra Şener
Esre Şen
Etel Sason
Ezgi Ceylan İşevcan
Ezgi Özlem Özmen
Faik Albayrak
Fatih Erküçük
Fatma Orhan
Fatma Şahin
Fatma Tuvana Ek
Fazıl Kayıkçı
Ferhan Akay
Feriha Sevil Öndersırur
Feryal Özlem Etkin
Feyza Yavuz
Fırat Çağlar
Fikret Gülşen
Firdevs Tijen Akşit
Funda Serap Utkan
Füsun Berber
Füsun Şerbetci
Gamze Ekinci
Gamze Taşkın
Gencer Gündüz
Gökhan Atıcı
Gökhan Dayı
Gökhan Kula
Gözde Engin
Güçlü Metin Dökümbilek
Gülhan Ateş
Gülper Özçelik
Gülseren Köse
Gülsün/İsmail Yaman
Gülşen Bostancı
Güno Bilger
Günseli Ayfer Lale
Güzin Gündoğan İçöz
Hakan Albay
Hakan Özmen
Hakkı Kaytan
Halit Zafer Terzioğlu
Haluk Göker
Hande Babaeski
Harun Karadenizli
Hasan Selim Çaşka
Hatice Banu Baz
Hatice Kısa
Hatice Öztaş
Havva Elvan Öner
Haydar Metin Öz (gecceorg)
Hüsniye Ata
İbrahim Sezen
İbrahim Şinay Çolak
İliç Başak Şahin
İlkcan Ateş
İrem Berkel
İsmail Çelik
Kadir Ekşioğlu
Kadir Kartal
Kamer Aksoy
Kenan Erçetingöz
Kubilay Kırelli
Levent Akkaya
Levent Tetik
Leyla Sosyal
Lütfiye Gençkurt
Medar Şimşek
Mehmet Akbay
Mehmet Akif Şen
Mehmet Ali Tüzün
Mehmet Bozoğlu
Mehmet Ökçün
Mehmet Sadi Tekince
Mehmet Yıldır
Meknüze Özgüle
Melek Gözdamga
Meliha Kavak
Miraç Zeynep Özkartal
Muharrem Aşı
Murat Aslan
Murat Çamlıca
Murat Kadıoğlu
Murat Sert
Murat Yılmaz
Murat Yiğit
Mustafa Ersin Altıngün
Mustafa İlkay İren
Mutlucan Şahan
Mübehher Hondu
Müge Akalın
Müge Dağlıoğlugil
Müveddet Uludağlı
Nabi Kavak
Naciye Gülsevi Omay Kurtoğlu
Nagihan Akçay
Nazlı Çaycı
Nazlı Eke Artu
Necati Akgül
Nedret Kipman
Nefise Can
Nermin Özparça
Nesli Yurtsever
Nesrin Pamir
Nesrin Taşan
Nevin Özdemir
Nigar Hür
Nihan Parlak
Nil Kaçar
Nilgün Turğut
Nuray Gürlek
Nurettin/Meliha oğuz
Nuriye Burçe Orcan
Nüket Şenyüz
Oğulcan Engin
Okan Yılmaz
Onur Ayaz
Orhan Özsoy
Osman Erdal Erk.
Osman Erdal Erkul
Osman Erhen Civelek
Osman Serdar Türkoğlu
Ömer Kubilay Tamerkan
Övünç Ünlü
Özcan Deveci
Özge Karvounis
Özgür Dilekçi
Özlem Ertuğrul
Özlem Önaldı
Özlem Yardım
Özol Gün
Pınar Yalçınkaya
Refik İlker Salepçioğlu
Rengin Karakoyunlu
Rengin Özmay Tunçelli
Rengin Saraçoğlu
Reşat Bağış Güngör
Rube Uzel
Saba Tümer
Sade Evren Oktar
Saime Harman
Salih Ferit Hergüvenç
Sami Demirelli
Seda Düzen
Seda Lastikçi
Seda Mermerci
Sefa Tümkaya
Seher Özdoğan
Selma Yazıcı
Semin Önen
Serap Durdu Doğusel
Serpil Öndersırur
Servet Keskinkılıç
Settar Öztürk
Sevcan Keleş
Sevcan Yiğit
Sevgim Altunöz
Sevim Hür
Seyfettin Erbaş
Seyithan Çeri
Sibel Eyiz
Sibel Kuş
Sim Erbil
Simge Sevin
Sinem Göker
Solmaz Tahirbeyoğlu
Sultan Kolukısa
Suzan Karin Balıkçıoğlu
Şebnem Özkan Babir
Şeyda Durukan
Şirin Kont
Şule Bozyel
Tamer Yılmaz
Tansel Kıyıcı
Tayibe Acımert
Tolga Varlı
Tolgahan Vurgun
Tuba Melike Oskan
Tuğba Öztürk
Turgut Atasavun
Uğur Alkan
Uğur Şimşek
Ülbiye Akbıyık
Ümmiye Kırpık
Ümmü Kavak
Volkan Eroler
Yalçın Gök
Yasemin Çelenk
Yasemin Ferahlar
Yelda Çalışkan
Yusuf İnan
Yuvacan Atmaca
Zafer Aras
Zatiye Karakaş
Zeynep Oran
Zeynep Selçuk
Zeynep Sungur
Zeynep Tokuyucu

Read Full Post »

SİNOP’un Durağan İlçesi’nde anaokulu açan ünlü sanatçı Gülben Ergen, “Okul öncesi eğitim bir çocuğun eğitim hayatının temelini oluşturuyor” dedi.

Okul öncesi eğitime dikkat çekmek için başlattığı ‘Çocuklar Gülsün Diye’ projesi kapsamında ünlü sanatçı Gülben Ergen, Sinop’un Durağan İlçesi’ne 2 derslikli 50 öğrenci kapasiteli beşinci ‘Çocuklar Gülsün Diye Anaokulu’nu açtı. Açılışa Vali Mustafa Hakan Güvençer, CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Okulun açılış töreninde öğrenciler halkoyunları gösterisi ile büyük alkış aldı. Törende bir konuşma yapan Gülben Ergen, “Özellikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında bu okulun açılması benim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. İyi ki bu çocuklarımız var. Bizler onların yarınlarının daha güzel ve aydınlık olması için çalışmalıyız. Okul öncesi eğitim bir çocuğun eğitim hayatının temelini oluşturuyor” dedi.Konuşmalara sonrasında Gülben Ergen’e, Sinop Valisi Güvençer teşekkür plaketi sundu.

Read Full Post »

MARDİN -AA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin her yanındaki vatandaşların eşit haklara sahip bulunduklarını ve bu ülkenin ortak sahipleri olduğunu belirterek, “Hepimiz bu ülkenin en şerefli vatandaşlarıyız” dedi.
Gül, Mardin’de eğitime destek veren, aralarında sanatçı Gülben Ergen’in de bulunduğu iş adamları ve özel teşebbüs sahiplerinden oluşan hayırseverlere plaket verdi.
Cumhurbaşkanı Gül, hayırseverlere plaket sunumu için düzenlenen yemekli toplantıya eşi Hayrünnisa Gül ile katıldı.
Hayırseverlere eğitime verdikleri destek dolayısıyla ayrı ayrı teşekkür eden Gül, yemeğin ardından plaketleri verdi.
Abdullah Gül, Mardin’in Nusaybin ilçesi Duruca köyüne “Çocuklar Gülsün” adlı programı çerçevesinde okul yaptıran Gülben Ergen’e de plaket verdi.
Plaketini alan Ergen, Osman Bakırcı adlı hayırsevere plaketi verilirken mikrofondan, “Osman Bakırcı Bey de bizim için bir anaokulu yaptıracak” dedi.
Bunun üzerine Bakırcı da, “2 anaokulu yaptıracağım. Biri Gülben Ergen, biri de Sayın Cumhurbaşkanımız için” diye konuştu.
Plaket sunumunun ardından Cumhurbaşkanı Gül, hayırseverlerle fotoğraf çektirdi.
Toplantı sırasında Gülben Ergen, Hayrünnisa Gül’ün yanı na giderek, bir süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Gül, plaket sunumunun ardından yaptığı konuşmada, Mardin’de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Mardin’in önemli tarihi güzelliklere sahip bir kent olduğunu vurgulayan Gül, binlerce yıl eskiye giden tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kentin böylece bugünlere geldiğini söyledi.
Mardin’de Müslüman’ından Süryani’sine kadar birçok farklı topluluktan insanın bir arada yaşadığına işaret eden Gül, şehrin giderek geliştiğini, tarihi dokuya sahip kentin bu güzelliklerinin öne çıkarıldığını ve zaman içinde göze hoş çarpmayan bazı yapıların da önüne geçildiğini ifade etti.
Türkiye’nin giderek geliştiğini, refahın ve zenginliğin oluşması konusunda ekonomik iş birliğinin önem taşıdığını dile getiren Gül, aynı zamanda komşularla tesis edilen dostane ilişkilerin de bu ekonomik gelişmeye katkı sağladığını belirtti.
Ekonomik iş birliğinin taşıdığı önemi dile getiren Abdullah Gül, şöyle konuştu:
“Tabii ki bazı problemlerimiz de var. Konuşarak, diyalogla, tartışarak bu problemlerimiz de çözülecektir. Unutmayalım ki biz bu ülkede büyük bir milletin parçalarıyız. Hepimiz bu ülkenin en şerefli vatandaşlarıyız. Hepimizin hakları eşittir. Problemleri var tabii ülkemizin. İstanbul’da da, Kayseri’de de, Diyarbakır’da da, Mardin’de de problemler var. Ama bu problemleri halletmek, çözmek, bunlar da bizim görevlerimizdir.
Bunun için açık fikirli olmak, birbirimizi anlamak, farklılıklarımızı zenginlik gibi görmek ve hepimizin bir milletin parçaları, bir millet olma şuuru içerisinde olduğumuzu idrak etmemiz gerekiyor. Hepimiz bu ülkenin ortak sahipleriyiz. Ben Türkiye dışına gittiğimde şehitliklerimize uğrarım. Şehitliklerimize bir Fatiha okumak için gittiğimde vatanın, Mardin’den, Çanakkale’den gelmiş, o zamanki coğrafyamız Bosna’dan, Musul’dan gelmiş insanlarını dünyanın dört bir yanında, Türkiye sınırlarının dışından görüyorsunuz. Diyarbakır’dan gitmiş, Kayseri’den gitmiş, hepsi o zaman işte aynı milletin parçaları, fertleri olarak… Bugün de biz bu anlayış içerisinde problemlerimizi çözeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye böyle bir dönemin içerisine girmiştir.”

-“ÇIKMAZ SOKAK”-

Herkesin birbirini, bir diğerinin yerine koyarak düşünmesi gerektiğini belirten Gül, “O zaman sıkıntılarımızı, şikayetlerimizi rahat anlayabiliriz” diye konuştu.
Abdullah Gül, dünyanın birçok ülkesi ekonomik krizden kıvranı rken Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını sürdürdüğünü ifade ederek, herkesin Türkiye’ye bu açıdan gıptayla baktığını söyledi.
Bu ekonomik kalkınmanın sürdürülmesi gerektiğine işaret eden Gül, “Özellikle sınır bölgelerimiz, sınırla komşu olan illerimiz çok daha avantajlı hale geliyor. Eskiden, sınır illerimiz bir çıkmaz sokak gibiydi. Çünkü komşularla güven yoktu. İlişkiler neredeyse çok sınırlıydı. Kapılar kapalıydı” dedi. Gül, o dönemlerde vizelerin de ancak acil şartlarda verildiğini, “Bugün ise bu çıkmaz sokakların tam tersine cadde ve otobana çevrilmiş vaziyette olduğunu” söyledi.

-“EĞİTİM HER ŞEYİN BAŞI”-

Eğitimin her şeyin başı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, Mardin Artuklu Üniversitesinin akademik yılının açılışını bugün gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Hayırseverlerin üniversiteye katkılarının büyük olduğunu, bugün de bir fakültenin daha temelinin atıldığını anlatan Gül, şöyle konuştu:
“Devlet bir taraftan üzerine düşeni yaparken, ‘Devlet her tarafa yetişemiyor, o zaman biz de yetişelim’ denildi ve bu çerçeve içerisinde çok değerli hemşehrileriniz bu üniversiteye sahip çıktılar ve fakültelerini devletten önce yapmaya başladılar. Süleyman Bölünmez bunlardan biri. İki fakültesi var. Zeynel Abidin Erdem Bey bir fakültenin temelini attı. Bir fakülte hediye etti. Şakir Nuhoğlu bir fakülte yapacak. Bugün orada sözünü verdi. Ayrıca di ğer hemşehrilerinizin de yardımları var. Mardinli olmayıp da eğitime önem veren bazı sendikalarımız, kurumlarımız İstanbul Menkul Değerler, ayrıca Tekstil İşverenleri Sendikası, onlar da yine üniversite binaları yapıyorlar. Hepsine çok çok teşekkür ediyorum. Bunun dışında, burada şimdi, hepinizin huzurunda büyük bir gurur duyarak, kendilerine sadece sembolik değeri olan plaketler sundum. Çok değerli hemşehrileriniz, bazıları da hemşehriniz değil ama, Türkiye’nin dört bir yanı na eserler kazandıran yine değerli iş adamlarınız, değerli sanatçımız, onlara da plaketler verdik. Hepsine teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Sizler gönüllü olarak bu eğitim seferberliğine katıldınız. Sizler en güzel örnek oluyorsunuz. Sizleri görenler bu kervana katılmak için yarışacaklardır. Bir noktada siz, hayır işlerinde yarışıyorsunuz. Hayır işlerinde yani, insanlığa, eğitime hizmet, Türkiye’nin çocukları daha iyi okusunlar, onların gelecekleri daha parlak olsun diye kendi kazançlarınızdan ayırıyorsunuz ve gönüllü olarak burada kazançlarınızı hibe ediyorsunuz. Bu gerçekten çok övünülecek bir davranış.”
Bu plaketlerin verilmesinin hayırseverleri teşvik manasına geldiğini belirten Gül, “Bir söz vardır, ‘Marifet de, biraz iltifata tabidir’. Tabii ki sizler bu güzel işleri yaparken, teşekkür edilsin diye yapmıyorsunuz. Gönlünüzden geldiği için güzel hizmetleri yapıyorsunuz” diye konuştu. Abdullah Gül, ancak bu hizmetlerin farkında olunduğunu gösterebilmek için plaketlerin önem taşıdığını dile getirdi.
Bazı illerin hayırseverlik konusunda gerçekten yarış içinde bulunduklarını ifade eden Gül, bu yarışın giderek başka illere de yansıdığını söyledi.
Gül, bu yarıştan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sözlerini tamamladı

Read Full Post »

Gülben Ergen, eğitime katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından plaketle ödüllendirildi.
Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana ilk kez Mardin´e gitti.

Gül, Mardin´de eğitime destek veren iş adamları ve özel teşebbüs sahiplerinden oluşan hayırseverlere plaket verdi.

Mardin´in Nusaybin ilçesi Duruca köyüne ‘Çocuklar Gülsün’ adlı programı çerçevesinde okul yaptıran Gülben Ergen´e de plaket verdi.

Plaketini alan Ergen, Osman Bakırcı adlı hayırsevere plaketi verilirken mikrofondan, ´´Osman Bakırcı Bey de bizim için bir anaokulu yaptıracak´´ dedi.

Bunun üzerine Bakırcı da, ´´2 anaokulu yaptıracağım. Biri Gülben Ergen, biri de Sayın Cumhurbaşkanımız için´´ diye konuştu.

Toplantı sırasında Gülben Ergen, Hayrünnisa Gül´ün yanına giderek, bir süre sohbet etti.

Read Full Post »

Gülben Ergen’in öncülüğünde, 0-6 yaş arası çocukların gelişimine destek olmak amacıyla başlatılan “Çocuklar Gülsün Diye” kampanyasında beşinci anaokulu, Sinop’un Durağan ilçesine yaptırıldı. Okul, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılacak.

Read Full Post »

ÇOCUKLAR GÜLSÜN DİYE ekibine kucak dolusu MERHABAAA 🙂

Beni mutlu eden bir anımı anlatayım;

Bu gün okula müdür beyin arabasında 8 parça eşyayla geldim. Çocuklarımın gözlerindeki merak ve mutlulukla karşılandım. Eşyalarımızı hemen sınıfa alıp tek tek açmaya başladık.
Kolileri açarken çocuklara
– “Bu kolinin içinde ne olsun istersiniz?” diyerek duygularını isteklerini aldım.
Oyuncak, araba, kuş, köpek, yap-boz, boya kalemi, hediye, süs….. diyenler oldu. Kolileri açmaya devam ettim. Büyük bir sessizlik vardı, çıt çıkmıyordu. İçlerinde neler hissettiler ise anlatması zor. Tüm dikkatler koliden çıkacak eşyalara verilerek açıldı ve büyük bir gürültü koptu. Çığlıklar, kahkahalar, “o benim olsun mu?” , “bunlarda ne böyleee”, “aaa bunlar çook güzel”demeler. Bir anda ortalık mutluluktan karıştı. 🙂
Müdür beyin elinde foto makinesi bizim fotoğraflarımızı çekiyor. Biz ise bir yandan açıyor bir yandan sınıflandırarak düzenliyoruz. Her şey çok güzeldi.

Özellikle oyuncakların olduğu kutuyu açarken sevinçten coştuk. Hemen oyuncaklar ellere alındı ve konuşturmaya başlandı.. Sınıfımızın her tarafı oyuncakla dağıldı. Hiç böyle dağıldığını görmemiştim. Meğer sınıfı oyuncak olunca dağılıyormuş dedim. Bu hali çook hoşuma gitti. Ne güzel şeymiş sınıfı dağıtıp toplamak. Uzun bir süre toplamadık sürekli oynadık. Sonra çocuklar itinalı bir şekilde içi boş olan oyuncak kutularımıza ve boş olan oyuncak dolabımıza yerleştirdiler. Kırılmasını ve bozulmasını istemeyen duygularla topladılar. Artık sınıfımızın yeni oyuncakları vardı.

Çocuklarım gülmüştü artık 🙂 “çocuklar gülsün diye” ekibi
Teşekkür ederiz 🙂

Akbilek İlköğretim Okulu Anasınıfı Öğretmeni Merve Sığındık

Read Full Post »

Devletşah Özcan

Çocuklar Gülsün diyen ekibin 4. durağı Erzurum, Köprüköy’dü. 8 Ekim cuma günü Sabiha Gökçen Havalimanındaki buluşma noktasına gelen neredeyse herkes söze ‘bir an uçağı kaçıracağım’ diyerek başladı. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur ve beraberinde gelen soğuk hepimizi Erzurum’da nasıl bir hava beklediği konusunda endişelendiriyordu.
Kaptan pilot ‘varış noktamızda hava sıcaklığı 9 derece’ dediğinde sıcak yatağımdan bu çılgın havada neden çıktım diye düşünmedim dersem yalan olur.

Erzurum’a indiğimizde öğle saatleriydi. Hava bulutlu ama İstanbul’dan sıcaktı. Erzurum Evleri’nde günün ilk yemek molasını verdik. Bu mola aynı zamanda Ankara’dan, İstanbul’dan farklı zamanlarda Çocuklar Gülsün Diye yola dökülen tüm ekibin buluşma anıydı. Köprüköy’deki okulun yaptırılmasını sağlayan Osanmaz ailesi ile de orada tanışma fırsatını yakaladık. Bir kaç gün önce son düzenlemeler için gelenler, okula giden patikanın sürpriz şekilde asfaltlandığını, oluşan küçük yola ‘Çocuklar Gülsün Diye Caddesi’ adının verildiğini neredeyse gözyaşları içinde anlatırlarken hepimizi bir heyecan sardı.

Erzurum’a 45 dakika mesafedeki Köprüköy’e doğru yol alırken, hayatımda hiç böyle bir manzara ile karşılaşmadığımı düşündüm.
Göz alabildiğine uzanan sapsarı bir ova. Ve üzerinde tek bir bina yok. Yolu fırsat bilip, uzun uzun lahana ve patates tarlalarını seyrederek gözlerimi beton kirliliğinden arındırmaya çalıştım. Gerçi lahanaların boyunu fark ettiğimde gözlerim yerinden fırlayacak gibi oldu ya neyse…

Öğretmenim bu ne?
Vardığımızda büyük bir kalabalık anaokulunun önünü doldurmuştu bile. Yapılan kısa konuşmaların ardından kırmızı önlüklü, elleri kınalı kuzular ilk ders için sınıflarına girdiler. Okulun iç düzenlemesinin masraflarını karşılayan Aylin Kotil tarafından masalara yerleştirilen diş fırçası paketlerini ellerine alıp neredeyse hep bir ağızdan ‘öğretmenim bu ne’ diye sorduklarında hissettiklerim gerçekten anlatılamaz. Bu soru beni üzüntüye mi yoksa daha da ileriye götürüp gözyaşlarına boğmalı bilemedim. O andan sonra farkettim ki süt dişleri bile çürümüş, yokluk tarafından sarıp sarmalanmış 3-5 yaşında çocuklarla birlikteyiz. Etrafta bu kadar çok yabancıya alışık olmadığından ağlamaya başlayan minik kızın göz yaşlarına karıştırdım kendiminkileri.

Erzurum Köprüköy ziyareti bende derin izler bıraktı. Hüzünlü bakışlar kaldı aklımda… Bu seyahatte Çocuklar Gülsün Diye projesinin ne kadar mühim olduğunu bir kez daha anladım. Gülben Ergen’in ne kadar mühim bir işe kalkıştığını tekrar fark ettim. Beni kıyısından köşesinden bu işe bulaştırıp, gözlerimi yepyeni bir dünyaya açtığı için ne desem kendisine gerçekten bilemiyorum. Ve bir teşekkür de sizlere borçluyum. Evime az çok demeden, paket paket kırtasiye malzemesi, oyuncak taşıdığınız, oralara sizlerden de sevgi götürmeme yardım ettiğiniz için çok çok teşekkür ederim.
Önümüzde şimdilik 2 okul kaldı. Hatay’daki çocuklarımıza siz de elinizi uzatabilirsiniz.

Read Full Post »

Older Posts »